Bugün LinkedIn’de bir gönderiye denk geldim. Stack Overflow’un kendisini satışa çıkarması ve özellikle 2022 yılından itibaren üretilen soru–cevap içeriklerinin ciddi biçimde düşüşe geçmesi dikkatimi çekti.



Aslında bu konu, uzun zamandır derinine inilmesi gereken ve pek çok kişinin zihninde büyüyen bir mesele. Güncel yapay zeka gelişmeleriyle birlikte bu durumu ele almak istedim. Yazılımda çözüm üretme biçimleri ve mevcut araçların bizler için hâlâ yeterli olup olmadığı bugün bile tartışmaya açık bir konu.

Bu yazıda, şu anda elimizdeki verilerle hangi yöne doğru gittiğimizi, yapay zekanın yazılım sektöründeki gelişiminin problem çözme yaklaşımımızı nereye taşıyacağını ve bu sürecin bizleri nasıl etkileyeceğini ele almak istiyorum.




Hazır Veri Setleri Nereye Kadar?

Bugün yapay zeka, elimizdeki büyük veri setlerini işleyip aktif olarak kullanıyor. Ancak bu durum, yapay zekanın ilk ortaya çıktığı dönemde olduğu gibi her yıl onlarca yıllık yeni bir veri setinin sisteme eklenmesi anlamına gelmiyor. O dönem büyük ölçüde tek seferlik bir süreçti ve artık geride kaldı.

Bundan sonra her yıl sisteme eklenecek veri, o yıl gerçekten üretilen içerik kadar olacak. Hatta istatistikler, yapay zekanın etkisiyle içerik üretiminin arttığını da gösteriyor. Ancak burada kritik soru şu: Bu artış nitelik mi, yoksa sadece nicelik mi?

Evet, Stack Overflow gibi devasa bilgi havuzlarını yapay zekaya olduğu gibi aktardık. Sonuç da hepimizin beklediği üzere oldukça başarılıydı. Ancak burada basit ama güçlü bir soru ortaya çıkıyor:

Baba (insan) oğlunu (robotu) yetiştirdi. Peki oğul, dünya evine girmeden yeni bir oğul üretebilir mi?

Yapay zeka, aldığı içeriği son derece iyi derliyor ve düzenliyor. Ancak gerçekten yeni bir çözüm üretebiliyor mu?




Bu düşüncemi o kadar net görüyorum ki, web sitemin header kısmına bile slogan olarak ekleyebilirim :)

Yapay zeka bilgiyi mükemmel derler, fakat problemi üretmez.


Yıllarca biriktirdiğimiz tüm veriyi derlemesi için yapay zekaya verdik. Peki bundan sonra ne olacak?




Yazılım Sektörü ve Problem Çözme Gerçeği

Ortada problem üreten ve sürekli gelişmeye devam eden bir yazılım sektörü var. Yeni ihtiyaçlar, yeni iş modelleri ve giderek karmaşıklaşan sistemler… Yazılım dünyasında problemler hiçbir zaman sabit kalmıyor.

Bu noktada şu soru kaçınılmaz hale geliyor:

Yazılım sektöründe olan bizler için bu tablo ileride zorlayıcı olabilir mi?

Çünkü çözümü tamamen yapay zekaya bırakmaya çalışırken çoğu zaman çok kritik bir ayrımı gözden kaçırıyoruz:

  • Tecrübeye dayalı, bağlama hâkim çözümler mi?

  • Yoksa logic ve olasılıklara dayanan yapay zeka tabanlı çözümler mi?

Yapay zeka ikinci konuda oldukça güçlü. Ancak birincisi, yani sezgi, bağlam ve deneyim hâlâ insan merkezli ilerliyor.




Yeni Bir Rol Mümkün mü?

Ortada çözülmeyi bekleyen iki büyük soru işareti var. Benim kişisel yorumum ise şu:

Bu sorulara cevap verecek yeni bir rolün, yeni bir yaklaşımın doğacağına inanıyorum. Bu rol, bildiğimiz yazılımcı tanımını kökünden etkileyecek.


Belki de gelecekte bu alan şu şekilde anılacak:

Kıdemli Problem Mühendisi

Kod yazmaktan tamamen kopmayan; aksine kod yapılarına hâkim, yazılım ekosistemini iyi bilen ve bu bilgi sayesinde problemleri derinlemesine anlayabilen bir rol. Teknik altyapısı güçlü olduğu için problemi doğru tanımlayan, sınırlarını net biçimde çizen ve doğru soruları sorabilen bir insan profili.


Bu yetkinlik sayesinde yapay zekanın ürettiği çözümleri olduğu gibi kabul etmek yerine; onları yorumlayan, tutarlılığını değerlendiren ve isabetli sonuçlara dönüştüren bir yaklaşım.


Sizce de yazılım dünyası tam olarak bu noktaya doğru ilerlemiyor mu?